Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirdiği sunumda, önümüzdeki süreçte para politikası araçlarını fiyat istikrarını sağlamak amacıyla kullanmaya devam edeceklerini vurguladı. Enerji ve ulaştırma hizmetleri gibi alanlarda savaşın etkilerinin hissedildiğine dikkat çeken Karahan, Nisan ayındaki enflasyon artışlarının bu durumu net bir şekilde yansıttığını belirtti.
Kısa vadede enerji kaynaklı etkilerin devam edeceğini ifade eden Karahan, “Bu etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları, para politikası yaklaşımımızla şekillenecek. Savaş, dezenflasyon sürecine olumsuz katkılarda bulunsa da kararlılığımızı etkilemeyecek. Gelecek dönemde tüm para politikası araçlarımızı, temel hedefimiz olan fiyat istikrarı doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz,” dedi.
2026 yılında küresel ekonomik büyümenin belirgin bir şekilde yavaşlayacağını öngören Karahan, Türkiye’nin dış talebinin de bu süreçte zayıflayacağını bildirdi. Cari açığın yılın ilk çeyreğinde, dış ticaret ve hizmetler dengesine bağlı olarak artmasına rağmen, millî gelire oranının tarihi ortalamaların altında kalmaya devam ettiğini söyledi. Karahan, “Savaşın enerji fiyatları üzerindeki etkisi, mart ayında enerji ithalatında belirgin bir artışa yol açtı. Bir önceki çeyreğe göre azalan altın ithalatı ise cari dengeye olumlu katkı sağladı. Ancak korumacı önlemlerin küresel talep üzerindeki olumsuz etkileri ve enerji fiyatlarındaki artışın oluşturduğu ikincil riskler, dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor. 2026 yılında cari açığın millî gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında kalmasını bekliyoruz,” şeklinde konuştu.
Enflasyon değerlendirmesinde Karahan, kira ve eğitim kalemlerindeki azalan baskının dezenflasyonu desteklediğini, bu alanlardaki olumlu gelişmelerin devam edeceğini belirtti. Ayrıca, jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkilerinin önem taşıdığını ifade etti.
Karahan, Orta Doğu’daki artan belirsizliklerin ham petrol, doğalgaz ve emtia fiyatlarında dalgalanmalara yol açtığını ifade ederek, “Bu süreçte enflasyon risklerini sınırlamak amacıyla sıkı politika duruşumuzu koruyarak, mart ve nisan aylarında politika faizini sabit tuttuk,” dedi. Jeopolitik faktörlerin etkisiyle arz şoklarının dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini belirten Karahan, “Ancak bu durum, fiyat istikrarına ulaşma kararlılığımızı değiştirmeyecek. Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki etkileri, para politikası duruşumuzla şekillenecek. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşumuzu sürdüreceğiz. Unutulmamalıdır ki fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşuldur,” değerlendirmesinde bulundu.