BM Raporuna Göre: Yapay Zekâ 2030’a Kadar Milyarlarca İnsan İçin Temiz Su ve Elektrik Tüketimine Eşdeğer Kaynak Tüketebilir

BM Raporuna Göre: Yapay Zekâ 2030’a Kadar Milyarlarca İnsan İçin Temiz Su ve Elektrik Tüketimine Eşdeğer Kaynak Tüketebilir

Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü (UNU-INWEH), yapay zekâ teknolojilerinin çevresel etkilerini ele alan yeni bir rapor yayımladı. 3 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan bu rapora göre, yapay zekâ sistemlerinin su ve enerji tüketimi, önceden tahmin edilenden çok daha fazla olacak. 2030 yılına kadar, yapay zekâ kullanımı sonucu oluşacak su tüketimi, 1,3 milyar insanın yıllık su ihtiyacını karşılayacak düzeye ulaşabilirken, enerji tüketimi ise 650 milyon kişinin tüketiminin üç katına çıkacak.

Raporda, “Yapay Zekânın Enerji Kullanımının Çevresel Maliyeti: Karbon, Su ve Arazi Ayak İzleri” başlığı altında, yapay zekâ destekli veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030 yılında 945 teravatsaata ulaşacağı öngörülüyor. Bu miktar, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya’nın yıllık elektrik tüketiminin toplamının yaklaşık üç katını temsil ediyor. Araştırmacılar, yapay zekânın çevresel etkilerinin yalnızca karbon emisyonlarıyla değil, aynı zamanda su kullanımı ve arazi ihtiyacı ile de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladılar.

Büyük veri merkezlerinin günlük su tüketiminin, sunucuları soğutmak için günde 5 milyon galona kadar yükselebileceği belirtiliyor. 2030 yılında veri merkezlerinin su tüketiminin 9,3 trilyon litreye ulaşması bekleniyor ki bu da Sahra Altı Afrika’daki 1,3 milyar insanın yıllık evsel su ihtiyacına eşdeğer. Ayrıca, aynı dönem zarfında veri merkezlerinin arazi ayak izinin 14 bin 500 kilometrekareyi aşacağı tahmin ediliyor; bu alan, Jakarta metropolünün iki katıyla eşdeğer.

UNU-INWEH Direktörü Prof. Dr. Kaveh Madani, bu raporun yapay zekâya karşı değil, onun sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasına yönelik bir çağrı olduğunu ifade etti.

Farklı yapay zekâ işlemlerinin enerji tüketimi arasında önemli farklılıklar söz konusu. Örneğin, standart bir sohbet sorgusu, basit bir metin sınıflandırma işleminden yaklaşık 200 kat daha fazla enerji tüketirken; yapay zekâ ile üretilen bir görsel, bu temel işlemin yaklaşık 1.450 katı enerji gerektiriyor. Kısa bir yapay zekâ videosunun enerji tüketimi ise, 200 bin spam sınıflandırma işleminin enerji tüketimine eşdeğere ulaşabiliyor. Tipik bir yapay zekâ görselinin enerji ihtiyacının, 10 wattlık bir LED ampulü yaklaşık 17 dakika çalıştıracak kadar olduğu ifade ediliyor. Karmaşık bir video üretimi ise bu ampulü yaklaşık 42 saat boyunca çalıştırabiliyor.

Raporda, “Jevons Paradoksu” olarak bilinen geri tepme etkisine de dikkat çekiliyor. Yapay zekâ sistemlerinin daha verimli ve maliyet etkin hale gelmesi, kullanım miktarının hızla artmasına neden olabiliyor; bu durum, enerji verimliliğindeki kazanımları büyük ölçüde geri alıyor.

Veri merkezlerinin bulunduğu bölgelerdeki çevresel baskılar da raporda ele alındı. İrlanda’da veri merkezlerinin 2023 yılında ülkenin toplam elektrik tüketiminin yüzde 21’ini kullandığı ve bu oranın şehirlerdeki hanelerin tüketiminden fazla olduğu belirtildi. Meksika’nın Querétaro kentinde veri merkezlerinin, kuraklık dönemlerinde su kaynaklarına olan baskıyı artırdığı, Uruguay’da ise yeni veri merkezi projelerinin, 2023 kuraklığı sırasında yaşanan su sıkıntılarıyla çakıştığı ifade edildi.

Son olarak, yapay zekâ altyapısının 2030 yılına kadar yılda 2,5 milyon tona kadar elektronik atık üretebileceği öngörülmekte. Yapay zekâ sistemlerinde kullanılan bazı kritik minerallerin çevresel denetimlerin zayıf olduğu bölgelerde çıkarıldığı da raporda vurgulandı.

Author: Ahmet Aydın